ve 57. Alay Yola Çıkar...

57. Alay'ı kaç kişi hatırlar? Sokaktaki vatandaş hep sorulara tabidir ya sorsak o ne der çoğu güzel Tekirdağımın insanları. Ama suç kimlerde?Güzel Tekirdağımı düzgün tanıtmayan, düzgün tanımayan bizlerde. Çuvaldız sırası geldi ne de olsa.
3 gün sonra herkes " vatan-millet-Sakarya " vaziyetine geçip atıp tutacak, devletimin televizyonu ve özel televizyonlar Derinlerdeki Tarih, Gelibolu vb filmleri belgeselleri koyacak yurdum insanının duygularını sömürüp kalan günler de ise kimin kiminle düşüp kalktığı belirsiz dizilere devam eder.
Konumuza geri dönelim 57. Alay! Tekirdağım denince akla gelen nedir? Ben söyleyeyim; rakı, peynir helvası, köfte, kiraz festivali, kiraz, belki de karpuz... Biz hep mi söğüt gölgesinde rakı içip kavun-karpuz mu yedik?
Bilmeyen yurdum insanı bizleri kafası güzel ağaç gölgesinde oturan insan "güruhu" zanneder. Oysa ki 22 Şubat 1915 tarihinde Yarbay Mustafa Kemal'in Tekirdağ'da törenle , bugün malesef ki Melbourne'de bulunan, sancağını vermiştir. Bu şehrin evlatları 57. Alay ile geri dönemediler, Çanakkale'de Anzak çıkarmasına karşı Bigalı köyünde bizzat Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey'in, daha sonra Arıburun soyadını alacaktır, eğitiminden sonra Conkbayırı'na 650 kişi ile hareket etmiş karşılarında kendilerinden 3 kat daha büyük olan bir güce karşı son askerine kadar savaşmıştır.
Bu 650 kişinden kimse kalmamıştır öyle ki, sancak muhafızlığını devralan son erde bir ağacın altında bedeninde kalan son gücü harcayarak sancağı astığı yerin altında şehit olmuş halde bulunmuştur.
Tekirdağımın 57. Alayı " esir "edilmemiştir, tamamı şehit edilmiştir ve Melbourne'deki sancağı da kahramanlarımızın paha biçilmez kanlarınınn değerini bizlere anlatmak istemektedir. Ama kaç kişi bilmekte?
Bu sabah işe gelirken " Tekirdağ tarihiyle kucaklaşıyor" diye bir afiş ve altında gençler gördüm temsili olarak 57. Alayımın yolundan gideceklermiş. İçlerinde üniversite öğrencileri de vardı liseliler de vardı ama malesef ki bir avuç gençlerdi...
Bu suç kimin? Çuvaldız vaktidir...
ZehriBahri

Hiç yorum yok: